HACCIN TARİFİ
Hac,
Mekke'ye gitmeyi kastetmektir. Çünkü tavaf ibadeti, sa'y,Arafat'ta vakfe
ve diğer hac menasiki, Allah'ın emrine icabet etmek ve onun rızasını
kazanmak içindir. Hac İslam'ın beş temel esasından birisi olup,
dinin zarurî olarak bilinmesi gereken farzlarından biridir. Haccın farz
olduğunu inkâr eden kâfir olup İslâm'dan dönmüş sayılır. Alimlerin
çoğunluğunun kabul ettiği görüşe göre haccın farz oluşu Hicret'ten sonra
altıncı senede olmuştur. Çünkü "Allah için hac ve umreyi
tamamlayınız" (Bakara: 196) ayeti altıncı senede nazil
oldu. Bu ayette geçen "tamamlayınız" ifadesiyle hac farzının başladığı
murat edilmiştir. Alkame, Mesruk ve İbrahim Nehai'nin "Haccı ikame
ediniz." şeklindeki kıraatleri bu görüşü kuvvetlendirmektedir. (Burivayeti
Taberani sahih bir senedle nakletmiştir.) İbn Kayyım ise,
haccın farziyetinin dokuz ve onuncu senede olduğu görüşünü tercih etmiştir.
HACCIN FAZİLETİ
Şari'hac
farizasını eda etmeyi teşvik etmiştir. Bu konuda gelen
rivayetlerden bazıları aşağıdadır:
Haccın Amellerin En Faziletlisi Olduğu
Hakkındaki Rivayetler
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre o şöyle demiştir:
Rasulullah sallahu aleyhi ve sellem'e "Hangi amel daha faziletlidir?"diye
sorulduğunda Rasulullah sallahu aleyhi ve selem; "Allah'a ve Rasul' üne
inanmaktır." buyurdu. "Sonra hangisidir?" diye sorulunca;
"Allah yolunda cihat etmektir." buyurdu. "Bundan sonra hangisidir?"
diye sorulunca, Rasulullah sallahu aleyhi ve sellem "Kabul olunmuş (mebrûr)hac'dır."
buyurdu. ("Hac-ı Mebrur"; içine günah karışmayan hac'dır.)
Hasan (r.a.): "Hac-ı Mebrur; dünyada zahid olup ahireti
isteyerek dönülen hac'dır." demiştir. Hasen bir senedle merfu' olarak
rivayet olunduğuna göre hacc-ı mebrur, yemek yedirmek ve yumuşak kelâm
konuşmaktır.
Haccın Cihad Sayıldığı Hakkındaki Rivayetler
Hasan bin Ali(r.a.)'den rivayet olunduğuna göre; bir adam Nebi
aleyhisselam'a gelerek: Benkorkak ve zayıf biriyim" deyince, Rasulullah
da ona: "İçinde şiddet bulunmayan bir cihada (hacca) gel."
buyurdu. (Hadisi Abdürrezzak ve Taberani rivayet etmiştir. Hadisin
râvileri sika (güvenilir)dir.)
Ebu Hureyre(r.a.)'den rivayet olunduğuna göre Rasulullah sallalahu
aleyhi ve selem: "Yaşlıların, zayıfların ve kadınların cihadı
hacdır." buyurdu. (HadisiNesai hasen bir senetle rivayet etmiştir.)
Aişe (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre; o şöyle demiştir: "Ya
Rasullallah , cihadın en faziletli iş olduğunu görüyoruz. Biz kadınlar da
cihada katılmayalım mı?" dedim. Bunun üzerine Rasulullah sallalahu aleyhi
ve selem: "Fakat, cihadın en faziletlisi Hac-ıMebrur'dur."
buyurdular. (Hadisi Buhari ve Müslim rivayet etmiştir.)
Buhari ve Müslim'in Aişe (r.a.)'den rivayet ettiklerine göre Aişe(r.a.)
şöyle demiştir: "Ya Rasulullah, biz kadınlar sizinle beraber gazaya
ve cihada katılmayalım mı?" dedim. Rasulullah sallalahu aleyhi ve selem:
"Fakat cihadın en güzeli ve en iyisi Hac-ı Mebrur'dur"
buyurdular. Aişe (r.a.)demiştir ki; "Rasulullah'dan bu sözü duyduktan
sonra, hacca gitmeyi terk etmezdim."
Haccın Günahları Yok Ettiği Hakkında Gelen
Rivayetler
Ebu Hureyre (r.a)'den rivayet olunduğuna göre o demiştir ki;
Rasulullah sallalahualeyhi ve selem şöyle buyurdu: "Kim Allah için
hac eder ve o esnada zevcesine yaklaşmaz, günah da işlemezse, anasından
yeni doğmuş gibi günahsız olarak döner." (Hadisi Buhari ve Müslim
rivayet etmiştir.)
Amr İbnül-As(r.a.)'dan rivayet olunduğuna göre o şöyle demiştir: "Allah'u
Teala İslam'ı kalbime koyduktan sonra Rasulullah'a gelerek "Ya Rasulallah,
elini uzat ta seninle biatlaşalım" dedim. Bunun üzerine Rasulullah elini
uzatınca, ben elimigeri çektim. Rasulullah "Ya Amr, ne oluyor sana?"
deyince, "Ben de şart koşuyorum" dedim. Rasulullah "Neyi şart
koşuyorsun?" diye sorunca, ben de "Bağışlanmamı", dedim. Bunun
üzerine Rasulullah "Bilmiyor musun; müslüman olmak, önce geçen
hataları yok eder, hicret, geçen günahları yok eder, Hac da geçen
günahları yok eder" buyurdular. (Hadisi Müslim rivayet etmiştir.)
Abdullah b. Mes'ud (r.a.)'dan rivayet olunduğuna göre,
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Haccın
ardından umreyi de yapın;ikisini birleştirin, çünkü körük, demirin,
altının ve gümüşün kirini nasıl giderirse hac ile umre de fakirliği ve
günahları öylece giderir. Mebrur haccının da sevabı ancak cennettir."
(Hadisi Nesai ve Tirmizi rivayet etmiş, Tirmizi sahihlemiştir.)
Hacıların, "Allah'ın Evinin Ziyaretçileri"
Olduğu HakkındakiRivayetler
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre
Rasulullahsallalahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Hacılar ve
umre yapanlar Allah'ın evinin ziyaretçileridir. Eğer Allah'a dua
ederlerse, Allah onların duasını kabul eder. Eğer Allah'tan mağfiret
dilerlerse, Allah onları bağışlar." (Hadisi Nesai ve İbn Mace
rivayet etmiş, İbn Huzeyme ve İbn Hibban da sahihlerinde şu lafızla
rivayet etmişlerdir: "Allah'ın ziyaretçileri üçtür. Hacca giden, umre
yapan ve gazi.")
Haccın Sevabının Cennet Olduğu Hakkında Gelen
Rivayetler
Buharive Müslim'in Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet ettiklerine
göre Ebu Hureyre (r.a)demiştir ki: Rasulullah sallallahu aleyhi ve
sellem şöyle buyurdu: "Bir umre ikinci umreye kadar aralarındaki bir
senelik günahlara kefarettir. Mebrurhaccının mükafatı da ancak
cennettir."
İbn Cureyc'in hasen bir senetle Cabir'den rivayet ettiğine göre
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Bu beyt
(Kâbe) İslam'ın direğidir. Her kim hac veya umre yapmak için bu beyti
ziyaret ederse, Allah'ın kefaretine girmiş olur. Eğer Allah ruhunu alırsa
onu cennete koyar, eğer ruhunu almaz da yaşatırsa onu mükafat
ve ganimetle geri döndürür."
Hacda Nafakanın Fazileti
Büreyde
(r.a.)'den rivayet olunduğuna göre o demiştir ki Rasulullah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Hac için hazırlanan
nafaka, Allah yolundaki nafaka gibidir. Her dirhemeyedi yüz misli
fazilet verilir." (Hadisi İbn Ebi Şeybe, Ahmed, Taberani,Beyhaki
rivayet etmiştir. Hadisin isnadı hasendir.)